İzmir Kültür Çalıştayı
24 Ekim 2009
Kültür Endüstrileri Atölyesi

'İzmir Kültür Çalıştayı' kültür endüstrileri atölyesi başlı başına çok önemli bir sektör olan kültür sanatın endüstriyel boyutta nasıl geliştirilebileceği, kentin kültür sanat etkinlikleri bakımından nasıl zenginleştirilebileceği, kentte kültür üretimini arttırmak için nasıl bir yol izlenebileceği ve etkinliklere geniş kitlelerin katılımının nasıl sağlanabileceği gibi sorulara yanıt bulmak amacı ile alanında uzman katılımcıların fikirlerini ve deneyimlerini paylaşabileceği bir ortamda başladı. Öncelikle katılımcılar sorunların tespiti konusunda fikirlerini beyan ettiler. İlk etapta sorunun iletişimdeki kopukluk/tıkanıklıklar olduğu tespiti yapıldı. İzmir’de bir kentlilik bilincinin oluşmadığı belirtilerek İzmir’in   bir  liman kenti olmasına rağmen deniz ile ilişkisinin yeterli düzeyde olmadığı tartışıldı. Kanaat önderlerinin önemi üzerine kurulan dialoglarda kentin sanayi ve kültür sanat aktivitelerine destek olan kanaat liderlerinin geri çekilmelerinin kentin kültür endüstrilerinin gelişimi için bir handikap olduğu üzerinde duruldu.

Sorunların tespiti aşaması geçildikten sonra öneriler tartışılmaya başlandı. İlk etapta makro öneriler üzerinde duran katılımcılar, öncelikle kültür endüstrileri için bir yol haritası çizilmesi gerekliliğini vurguladılar. Yol haritasına genç kesimin mutlaka dahil olması gerektiğinin altı çizilirken, bu yol haritasının hem üreten hem tüketen insanları tanımaya yönelik bir talep araştırması yapılarak oluşturulmasının faydalı olabileceği ortak noktasına varıldı. Kentte sanat üreten ve tüketen insanın tanınması, taleplerinin belirlenmesi ve yeniden tanımlanması gerekliliği tespiti yapıldı. Sermaye gruplarının ekonomik anlamda desteğinin öneminin göz ardı edilemeyeceği vurgulandı.

Bir süre meslek grupları, belediye, kanaat önderleri, iş adamlarının sorunlara el atması gibi makro öneriler üzerinde yoğunlaşan katılımcılar, ardından sivil insiyatif, kamusal ve alternatif alanlar, yerel sanatçılar gibi mikro önerileri tartışmaya başladılar. Her şeyden önce İzmir’de hakim bir sokak kültürü olduğu, insanların sokaklarda yaşadığı tespiti ile sanatın didaktik ve elitist tarafının tüketici tarafından kabul görmediği, kültür sanat aktivitelerinin sokağa çıkarılması, paylaşımcı ve katılımcı bir tarz benimsenmesi, aktivitelerin tüketiciye götürülmesi gerekliliği fikri ortaya çıktı. İzmir’in dünya kültürüne ne kattığı tartışıldı, bu alanda sunulan fikirler İzmir mutfağının markalaştırılması ve bir arkeoloji ödülleri oscarı düzenlenebileceği oldu. İzmir’e özel değerlerin araştırılıp ön plana çıkarılması fikri konuşulup İzmir’in kesinlikle İstanbul ile modellenmemesi, kendi tarzını yaratması gerekliliği vurgulandı. Kent ile ilgili önerilerin ardından kentteki aktörlerin nasıl aktifleştirilebileceği üzerinde duruldu ve işbirliklerinin önemsenmesinin kaçınılmaz olduğu belirtildi. Yerel yönetimlerin katılımcı ve halka doğrudan ulaşabilen politikalar benimseyerek öncelikle gençleri ve kentteki her bireyi içerecek çalışmalar yapması; yeni politikaların üretimine bu bireylerin dahil edilmesi gerektiğinde hemfikir olundu. Sivil inisiyatifin, alternatif alanların farkına varılması ve kamu ya da özel sektörden bağımsız özerk yapıların kurulması önerisi geldi.

Üretim tüketim denkleminde tartışılan önerilerin ilk aşaması kültür sanatın tüketiciye nasıl götürülebileceği oldu. Bu doğrultuda pazarlama sektörünün önemi vurgulandı ve önceliklerin doğru saptanarak bir iletişim stratejisi geliştirmenin şart olduğu konuşuldu. İzmir’den dışarıya sanat üreten bir beyin göçünün var olduğu, bunun nedenlerinin araştırılarak ulaşılan tespitler doğrultusunda hareket edilmesi gerekliliği tartışıldı. İzmir’de kültür sanat üreten ve tüketen insanların tanınmadığı, onları tanımaya yönelik anket tarzında bir araştırmanın verimli olabileceği belirtildi.  Sanatçıların yerel gruplar ile çalışabileceği ve deneyim-bilgi alışverişi yapabilecekleri bir ortamın yaratılabileceği önerildi. Küçük ölçekli projelerin de büyük ölçekli projeler kadar önemli olduğu tespiti ile talepler doğrultusunda eldeki imkanlar kullanılarak hareket edilebileceği, bir kültür sanat gönüllüleri projesi oluşturulabileceği ve varoşlarda yaşayan gençlerin de bu gibi projelere dahil edilmesi gerektiğinin altı çizildi. Kültür sanatın kesinlikle bedava verilmemesi ancak ulaşılabilir ve makul bir fiyatta sunulabileceği üzerinde duruldu.   
 
Son olarak izlenecek yol haritasında ve kentte kültür sanat ile ilgili her aşamada gençlerin aktif rol almalarına hatta öncü olmalarına olanak yaratmanın gerekliliğinin altı tekrar çizildi. Gelecekte yapılacak kültür çalıştaylarının gençlerden öneri alması ve üniversitelerde aktif olması vurgulandı.
  1 2   
       3201 kez okundu
Yorum ekle
Lütfen doğrulama karakterlerini giriniz

 
   Son eklenenler
Kültür Endüstrileri Atölyesi23 Aralık
İzmir'de Kültür ve Sanat3 Aralık
Kültür Endüstrileri Atölyesi19 Kasım
İzmir Kültür Çalıştayı14 Kasım
   En çok okunanlar
İzmir'de Kültür ve Sanat3 Aralık
İzmir Kültür Çalıştayı14 Kasım
Kültür Endüstrileri Atölyesi19 Kasım
Kültür Endüstrileri Atölyesi23 Aralık
Her hakkı İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne aittir.iletişim site haritası Gizlilik Politikası