İzmir Kültür Çalıştayı
24 Ekim 2009
Çalıştay Moderatörü İlhan Tekeli’nin Açılış Konuşması
Ben de çok kısa birkaç şey söyleyeceğim. Çünkü esas konuşması gereken sizlersiniz, oradan vakit çalmamaya çalışacağım. Önce bir hususu belirtmek istiyorum. Bugünkü çalışma bir atımlık barut değildir, bir sürecin parçasıdır. Daha önce Serhan’ın da bahsettiği belediye danışmanlarının, belediye çalışanlarının katıldığı bir takım çalışmalar yapıldı. Kapsamlı bir hazırlık çalışmasından sonra bugüne gelindi. Bunun sonucunda sizlere dağıtılan dosyada bir vizyon var ve başkanımız da bu vizyona sahip çıktığını gösteren bir konuşma yaptı. Bugünkü konuşmalarımızı bu vizyondan üç nokta üzerinde yoğunlaştırmamızın yararlı olacağını düşünüyorum. Eğer böyle bir yoğunlaştırma yaparsak operasyonel olarak bir yere varmamız kolaylaşır.
1-     Vizyonun birinci olan çok önemli ögesi; İzmir’in kültür-sanat ve tasarım merkezi olarak ortaya çıkışıdır. Bu vurgulama çok iyi, ama ulaşılması kolay değil, becermemiz gereken bu zor olan. Eğer İzmir’e önemli bir adım attırmak, bugünkü gelişmesinin ötesinde bir yere vardırmak ve Türkiye içinde ilginç bir yere taşımak istiyorsak, bu iddialı hedefe soyunmak gerekiyor. Tabii ki bu konuda ilginç bir başarıya ulaştığınızda, kendiliğinden dünyada da önemli bir konuma taşınıyorsunuz. Yoksa İzmir sanayi kentidir, ticaret kentidir, limanı şöyle önemlidir demekle İzmir hiçbir önemli atılım yapamaz. Bu zor oyuna soyunması lazım. Serhan’ın da dediği gibi buna yarın olacak gözüyle bakılamaz. Tabii uzun vadeli düşünmemiz gerekiyor. 
2-     Bu vizyonun ikinci ilginç özelliği; Akdeniz kentler ağına İzmir’i bağlamak. Akdeniz konusu çok ilginç, İzmir buradaki kentlerin içinde oldukça büyük bir kent.İzmir çapında büyük kentler var; Barselona, Atina, İskenderiye gibi oldukça geniş bir ağ var ve bu Akdeniz medeniyetini doğuran bir ağdır. İşte İzmir’i bu ağla sıkı ilişkiler halinde birinci hedefine doğru taşımak... Aslında burada gizil olan bir şeyi söylemek istiyorum. Burada söz konusu olan İzmir’in Akdeniz mekanındaki uluslararası ilişkilerini bir sosyal sermaye haline getirerek bu zor adımı atmasıdır. Bu bence çok ilginç bir çıkış noktası olabilir. Burada bir araya gelimiş, bu kadar yaratıcı bir grup içinde bu stratejiyi geliştirecek çıkış yolları bulunur diye düşünüyorum.
3-    Bu vizyonun üçüncü ögesi; tepedenci değil, katılımcı bir yol izlemektir. Tüm gelişmeler yeni demokrasi anlayışı içinde gerçekleştirilecektir.
Bu üç ögeyi yan yana koyduğunuz zaman heyecan duymamak mümkün değil. Tabii burada kültür-sanat ağırlıklı, yaratıcılık ağırlıklı bir çıkış noktası var. Bu çıkış noktası yalnızca İzmir’in değil, gelecekte bütün kentlerin sıçraması gereken bir nokta. Çünkü artan boş zamanlar içinde kültür endüstrisi ve kültürel faaliyetler hızla artar ve ekonominin temelini de oluşturan hale gelir. Bu noktada sadece kültüre bir sempati yok, ciddi anlamda bir ekonomik de vizyon da var. Bugün İstanbul’un tekelinde olan kültür endüstrisini de artık Türkiye’de desantralize etmesi ve İzmir’in de bu adaylardan biri olması düşünülebilir.
Şöyle bir yol izlemeye çalışacağız; Sabah oturumunda bu temel vizyon üzerinde genel bir tartışma olacak. Bu vizyonu, yapılabilirliğini irdeleyeceğiz. Daha sonra atölye çalışmalarına ayrılacağız. Bu vizyonun yaşama nasıl geçirilebileceği konusunda öneriler geliştireceğiz.
Atölyelere kimlerin katılacağı toplantı odalarının kapılarına asılacak. Arkadaşlarımız bu listeleri disiplinlerarası tartışmalar olmasını sağlamak için hazırlamışlar. Atölyeler farklı disiplinlerden gelenleri biraraya getirmek mantığıyla kurgulanmış. Bu yolla daha yaratıcı düşüncelerin geliştirilebileceği beklentisi var.
Bir örnek olsun diye bana çok yakın gelen kentsel tasarım grubunu ele alalım. Hem Başkan’ın, hem Serhan Ada’nın konuşmasında bahsettiği bir şey var. İzmir’de sokağın öneminden, söz edildi. Sokak var dedik. İzmir’in yaşam kalitesinin oluşmasında yaşamın eve hapsolmamasının önemi vurgulandı. Bu nokta da kentsel tasarım için bir yaratıcılık alanı ortaya çıkacak. Şimdi kentsel tasarım atölyesinde şöyle bir soru akla gelecek. Acaba bu sokak, diğer kentlerin sokakları gibi mi olacak? Yoksa popüler kültür faaliyetleriyle bütünleşmiş çok zengin faaliyetlerin bir araya geldiği bir sokak mı olacak? Tabii ki her konunun geleneksel ele alış biçimleri var. Tabii atölye çalışmalarında esas olan onu aşabilmek, yaratıcılığı ön plana çıkarabilmektir. Atölyelerden temel beklenti budur.
Vaktimiz kısıtlı, konuşacaklarımız fazla. O nedenle söz alan arkadaşlarımızın kısa ve öz bir şekilde söyleyeceklerini dile getirmeleri gerekiyor ki daha fazla arkadaşımız söz alabilsin.
       3431 kez okundu
   Son eklenenler
Çalıştay Moderatörü İlhan Tekeli’nin Açılış Konuşması15 Aralık
Sabah Oturumu15 Aralık
İzmir'de Kültür ve Sanat3 Aralık
   En çok okunanlar
İzmir'de Kültür ve Sanat3 Aralık
Sabah Oturumu15 Aralık
Çalıştay Moderatörü İlhan Tekeli’nin Açılış Konuşması15 Aralık
Her hakkı İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne aittir.iletişim site haritası Gizlilik Politikası